<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[Kalemden Farkındalık Aile danışmanlığı & Psikolojik Farkındalık Platformu]]></title><description><![CDATA[kalemdenfarkindalik]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/blog</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 05:05:15 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://www.kalemdenfarkindalik.net/blog-feed.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title><![CDATA[Kendi Çocukluğunu Şifalandırmayan Bir Ebeveyn, Çocuğuna Alan Açabilir mi?]]></title><description><![CDATA[Kırık aynalarla çocuk büyütmek… Hepimiz çocuklarımıza en iyisini vermek istiyoruz değil mi? ‘Benim yaşadıklarımı yaşamasın.’ ‘Benim göremediğim sevgiyi görsün.’ diyoruz. O zaman durup kendimize bir ayna tutalım diyorum. Çocuk yetiştirmekten önce, çocuk yetiştiren yetişkin kavramına bakalım. Çünkü öncelikle anne, baba rollerinden öte bir insanız, bir yetişkiniz. Çünkü ne kadar okursak okuyalım, ne kadar eğitim alırsak alalım, ne kadar doğruyu öğrenmeye çalışırsak çalışalım dönüp dolaşıp fark...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/kendi-%C3%A7ocuklu%C4%9Funu-%C5%9Fifaland%C4%B1rmayan-bir-ebeveyn-%C3%A7ocu%C4%9Funa-alan-a%C3%A7abilir-mi</link><guid isPermaLink="false">6a67a1abb59210289e95f04c</guid><pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:38:38 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_51cd23e7a6b949df90289d1305a561a7~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[FEDAKARLIĞIN KARANLIK TARAFI: Başkalarını Kurtarmaya Çalışırken Sergilediğimiz Gizli Kibir]]></title><description><![CDATA[Herkesi iyileştirmeye, herkesin yarasını sarmaya, hayatındaki her söküğü dikmeye çalışırken ne kadar ‘iyi’, ne kadar ‘verici’ ve ne kadar fedakâr görünüyoruz, değil mi? Dünyanın yükünü omuzlarımıza alıp, başkalarının sorumluluklarını koşa koşa üstlenirken içten içe kendimizle gurur duyuyoruz. Peki, hiç durup bu aşırı fedakarlığın arkasındaki o gölgeye, o karanlık tarafa bakmaya cesaret ettik mi? Başkalarını sürekli kurtarmaya çalışmak, aslında çok zarif bir maske takmış gizli bir kibirdir....]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/fedakarli%C4%9Fin-karanlik-tarafi-ba%C5%9Fkalar%C4%B1n%C4%B1-kurtarmaya-%C3%A7al%C4%B1%C5%9F%C4%B1rken-sergiledi%C4%9Fimiz-gizli-kibir</link><guid isPermaLink="false">6a551c0ce3330becfcbff371</guid><pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:31:09 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_654cbe1e0ae3470fb21aa83ddb17241e~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[Kendini Görebildiğin Kadar Seversin: İnsan kendini sevmediği için mi körleşir yoksa göremediği için mi sevemez?]]></title><description><![CDATA[Bu soruyu cevaplamadan önce aklıma şu geliyor; görme eylemi öncelikle bir farkındalık süreci. Görebilmek önce fark edebilmekle başlıyor. Fark edemediğimiz onca şeyin arasında tabiki en başta kendimiz geliyoruz. Bunu söyleyince birçok ses ‘Hayır, ne münasebet, ben kendimi biliyorum!’ dediğinizi duyar gibiyim. Bunu diyen kişi sayısı bizim toplumumuzda çokça mevcut fakat bu dediğini yaşayan insan sayısının azınlıkta olduğunu düşünüyorum. Eğer ki gerçekten kendini bilseydin, huzursuzluk diye bir...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/kendini-g%C3%B6rebildi%C4%9Fin-kadar-seversin-i-nsan-kendini-sevmedi%C4%9Fi-i%C3%A7in-mi-k%C3%B6rle%C5%9Fir-yoksa-g%C3%B6remedi%C4%9Fi-i%C3%A7in</link><guid isPermaLink="false">6a4d38eb646539e116351484</guid><pubDate>Tue, 07 Jul 2026 17:48:56 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_6760d40ae852414e924085ed42be69e8~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[YANGININ ORTASINDA TEK BAŞINA:                        ÖFKE DUYGUSUYLA BAŞ BAŞA KALMAKTAN NEDEN BU KADAR UZAĞIZ?]]></title><description><![CDATA[Canım yandı. Yaktılar. Düşünmediler. Anlamadılar. Saygı duymadılar. Görmediler. Sonra… Göğsümde, karnımda, boğazımda, çenemde, ellerimde tanımlaması dahi zor gelebilecek bir şey çıktı ortaya. Öfke. Son zamanlarda şöyle düşünüyorum; ben aslında öfke duygusundan değil öfkenin getireceği sonuçlardan korkuyorum. O sonuçtan kaçıyor ve uzaklaşıyorum. Çünkü öfke geldiğinde sadece kızgınlık gelmiyor. Onunla yıllardır görülmeyen gerçekler de geliyor. Mesela birinin bana iyi davranmadığını görmek,...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/yanginin-ortasinda-tek-ba%C5%9Fina-%C3%B6fke-duygusuyla-ba%C5%9F-ba%C5%9Fa-kalmaktan-neden-bu-ka</link><guid isPermaLink="false">6a397fe0bc774dc6e46eb243</guid><pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:45:28 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_3d57f1f401a74b91b6e51e2c3241cafa~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[GEÇMİŞİN MİRASI                  İÇİNDEKİ ÇOCUĞA BUGÜNÜN BİLİNCİYLE EŞLİK ETMEK]]></title><description><![CDATA[Çocukluk geride kalır fakat kalıpları kalmaz. Birçoğumuz gibi ben de çocukluğun geride kaldığını düşünüyorum fakat bazı anlar oluyor ki bu düşüncemde yanılıyorum. Takvimde saklı olan bir anı defteri değil çocukluk, bugünün içindeki davranış kalıplarımızda yaşıyor hala. Mesela o davranış kalıpları bugün; bir ilişkide terk edilmekten korkmaksa ya da terk edilme korkumuzu bastırmaksa, hayır demekte zorlanmaksa, sürekli dışarıdan onay aramaksa, haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüzde öfkemizi...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/ge%C3%A7mi-%C5%9Fi-n-mi-rasi-i-%C3%A7i-ndeki-%C3%A7ocu%C4%9Fa-bug%C3%BCn%C3%BCn-bi-li-nci-yle-e%C5%9Fli-k-etmek</link><guid isPermaLink="false">6a30361a4eb83abb35287661</guid><pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:35:12 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_d22e963c04de4605a29098888b038944~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[KUTSAL SINIRLAR               SUÇLULUK HİSSETMEDEN ‘HAYIR’ DİYEBİLME SANATI]]></title><description><![CDATA[‘Hayır.’ Demek, bir cümleden bir kelimeden daha fazla oluyor belli zamanlarda. İçimde bir yerde bir gerilim oluşuyor, sanki ocaktaki bir suyun o sıcaklığa gelip de fokurdaması gibi, sanki birini böyle olunca da kıracakmışım gibi. Sanki ‘hayır’ dediğim anda sevgimi geri çekmişim, ilgimi azaltmışım ya da kötü biri olmuşum gibi hissediyorum. O yüzden çoğu zaman ‘olur’ diyorum. İstemediğim halde, içimden gelmediği halde… Sonrasında ise kendimden uzaklaşıyorum otomatik olarak. Benim için sınır...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/kutsal-sinirlar-su%C3%A7luluk-hi-ssetmeden-hayir-di-yebi-lme-sanati</link><guid isPermaLink="false">6a2758e6579005354a9cfc2d</guid><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 00:09:19 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_1b5e96d491064d0b9ab920751236377c~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[ONAY AÇLIĞI                         Başkalarının Gözündeki ‘Ben’den Özgürleşmek]]></title><description><![CDATA[Bazı anlarda fark etmeden kendimi başkalarının gözünden yaşamaya başladığımı görüyorum. Ne söylersem nasıl karşılanır, nasıl görünürsem daha çok kabul edilirim, ne yaparsam daha çok sevilirim… Bu soruların içinde kayboldukça kendi sesim biraz daha kısılıyor. Ve bir noktadan sonra da şunu fark ediyorum; ben kendim olmak için değil onaylanmak için yaşıyorum. Tasavvufta bir söz vardır: ‘Halkın rızasını ararsan yorulursun; Hakk'ın rızasını ararsan huzur bulursun.’ Bu sözü ilk duyduğumda ağır...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/onay-a%C3%A7li%C4%9Fi-ba%C5%9Fkalar%C4%B1n%C4%B1n-g%C3%B6z%C3%BCndeki-ben-den-%C3%B6zg%C3%BCrle%C5%9Fmek</link><guid isPermaLink="false">6a2757ab579005354a9cf946</guid><pubDate>Tue, 09 Jun 2026 00:04:54 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_159a15906e9f41f29c34db60d2912c0f~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item><item><title><![CDATA[BEDENİN DİLİ                           SOMATİK AĞRILARIN ARDINDAKİ DUYGUSAL YÜKLER ]]></title><description><![CDATA[Bazen bedenimizdeki ağrılara hiçbir tıbbi sebep bulunamaz fakat ağrı çok gerçektir. Boynumuz tutulur, omuzlarımız gerginleşir, ağırlaşır, midemiz sıkışır… Ve çoğu zaman bu ağrıları ‘geçer’ diye erteleriz. Oysa beden, çoğu zaman zihnin susturduğunu konuşur. Çünkü ifade edemediklerimiz, göremediklerimiz, bastırdıklarımız ve sindiremediklerimiz bir yerde kendine alan bulur; bedende! Somatik ağrılar, yani fiziksel olarak nedeni tam olarak açıklanamayan beden ağrıları, aslında duygusal yüklerin...]]></description><link>https://www.kalemdenfarkindalik.net/post/bedeni-n-di-li-somati-k-a%C4%9Frilarin-ardindaki-duygusal-y%C3%BCkler</link><guid isPermaLink="false">6a2753f9579005354a9cf12c</guid><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 23:58:54 GMT</pubDate><enclosure url="https://static.wixstatic.com/media/fe6ec8_b969524e992c458e92e538e3d242056b~mv2.jpg/v1/fit/w_1000,h_1000,al_c,q_80/file.png" length="0" type="image/png"/><dc:creator></dc:creator></item></channel></rss>